Kartvizit, dijital çağda bile gücünü koruyan en kişisel tanıtım aracıdır. Bir toplantının sonunda uzatılan küçük bir kart, markanız hakkında saniyeler içinde bir izlenim oluşturur. Bu yüzden tasarımı tesadüfe bırakılmamalıdır.
İlk kural sadeliktir. İyi bir kartvizit, gözü yormaz; isim, unvan ve iletişim bilgileri ilk bakışta okunur. Kartı bilgiyle doldurmak yerine, en önemli detayları öne çıkarmak gerekir.
İkinci kural okunabilirliktir. Şık görünsün diye seçilen ince ya da aşırı süslü yazı tipleri çoğu zaman okunmayı zorlaştırır. Net, dengeli bir font her zaman kazandırır.
Üçüncü kural marka tutarlılığıdır. Kartvizitteki renkler, logo ve yazı tipi; web sitenizle, antetli kâğıdınızla ve diğer materyallerinizle uyumlu olmalıdır. Tutarlılık, profesyonellik algısını güçlendirir.
Dördüncü kural malzeme kalitesidir. Kartın kâğıt gramajı, kaplaması ve dokusu, elinize aldığınızda hissedilir. Kaliteli bir kâğıt, markanızın kaliteli olduğunu sözsüz anlatır.
Beşinci kural boşluğun gücüdür. Tasarımcıların "negatif alan" dediği boşluklar, kartı ferah ve okunaklı kılar. Her köşeyi doldurmak zorunda değilsiniz.
Altıncı kural ise dokunsal detaylardır. Kabartma baskı, gümüş yaldız ya da mat-parlak kontrastı gibi dokunuşlar, kartvizitinizi sıradanlıktan çıkarır ve akılda kalıcı yapar.
Kartvizitiniz markanızın cebe sığan halidir. Doğru tasarlandığında, sizi siz yokken bile temsil eder.

